Çocuğunuz sizi eskisi gibi duymuyor mu?
Tanıdan tüpün düşmesine kadar
Kulağa tüp gerekebilir mi?
Kulağa tüp takılması hakkında kısa bilgilendirmeler
Hastalarımız Anlatıyor
Güler yüzlü, hastasıyla yakından ilgilenen ve alanında son derece uzman bir hekim. Daha önce birçok doktora gitmeme rağmen bana herhangi bir teşhis konulamamıştı. Kendisinin yaptığı detaylı testler ve tetkikler sonucunda Meniere başlangıcı teşhisi konuldu. Verdiği ilaçları 3 aydır düzenli olarak kullanıyorum ve günlük yaşantıma artık çok daha rahat devam edebiliyorum. Ayrıca mesajlarımıza da her zaman samimi ve hızlı bir şekilde dönüş sağlıyor. Tedavi sürecim hâlâ devam etmekte. İlgi ve alakası için kendisine çok teşekkür ederim.
* “Doktorumun ilgisi ve tecrübesi sayesinde çok rahat bir süreç geçirdim. Burun estetiği sonucum tam istediğim gibi oldu.” * “Doğal ve estetik bir sonuç elde ettim. İlgi, alaka ve güler yüz için teşekkür ederim.”
Mustafa Deniz Hocama sıkıntımı hızlı bir şekilde çözdüğü için ne kadar teşekkür etsem az gelir.3 aydır gitmediğim kbb doktoru kalmamıştı, 3 aydır aşırı boğaz ağrım oluyordu, çok sıkıntı çektim.3 kez boğaz ağrım ve yutkunmada güçlük sebebiyle başka bir bölümdeki ameliyatım ertelendi, boğaz ağrım çok şiddetlendiğinde çaresizlikten acile gidiyordum, acilde de ağrı kesici veriliyordu o an ağrım geçici olarak azalsa da sonraki günlerde sıkıntım yine geçmiyordu.Ameliyat olamamak, yutkunmada güçlük ve boğaz ağrısı artık beni çok yormuştu.Çok ağrı çektiğim bir günün sonrası artık böyle olmayacak deyip, kendim internette araştırmalarım sonrası iyi ki Mustafa hocama gitmişim, birçok farklı kbb doktoruna gidip çözüm arayıp bulamamaktan kurtuldum.Allah hocamdan razı olsun, hocamın emeğine sağlık, benim gibi çözüm arayan herkese hocama tedavi olmalarını tavsiye ederim.
İyiki hocam Mustafa deniz Yılmaz’a denk geldim vertigo ataklarım yapmış olduğu tedavi ile son buldu teşekkür ederim sayın doktorum.
Hocamız güleryuzu ve sıcak yaklaşımı ile bizi muayene oncesi rahatlattı pratık ve cozum odaklı idi hızla iyileştik teşekkür ederiz kendisine
Mustafa hocama çok teşekkür ediyorum yıllardır uğraştığım vertigo hastalığımı sadece 3 ayda kurtardı beni çok teşekkür ediyorum ona tekrardan emeğinize sağlık
İki yıl hastane hastane gezdim ama bir çözüm bulamadım şifayı burda buldum çok teşekkürler doktor bey
Geçtiğimiz Ağustos ayında kulağımdaki basınç hissi ve baş dönmem için gitmiştim hocama. Bir dizi testten sonra vestibüler migren tanısı kondu. Verilen ilacı kullandıktan sonra şikayetlerim yüzde 99 azaldı. Mustafa hocam ve ekibine ne kadar teşekkür etsem azdır. Ayrıca whatsapp tan bu periyotta sorduğum sorulara da hemen dönüt yapmaları bu işi ne kadar ciddiyetle yaptıklarının kanıtı. Herkese gönül rahatlığı ile tavsiye ederim
Merhabalar ben vertigo rahatsızlığından dolayı deniz hocama 3 ay önce gittim iyiki de gitmişim . Çünkü kaç tane doktora gittiysem bir tanı koyamadılar değişik değişik ilaçlar kullandım ama hiç bir faydası olmadı 2 güne bir acile gidip serum taktıyordum .Google dan araştırırken deniz hocamın vertigo üzerine kliniği olduğunu ve yapılan yorumlara göre randevu aldım ve gittim. Vestibüler tanısı koydu ve 3 aydır ilaç kullanıyorum şu an Allahıma şükürler olsun çok iyiyim .Allah deniz hocamdan ve ekibinden razı olsun Teşekkür ederim
Kulağa tüp takılması hakkında sık sorulan sorular
Kulağa tüp takılması ağrılı mıdır?
Tüp takıldıktan sonra ne zaman işitir?
Tüp takılıyken yüzülebilir mi?
Tüp düştükten sonra sıvı tekrar birikir mi?
Kulağa tüp nasıl takılır?
Şikâyetinizi paylaşın, sizi arayalım.
Kulağa tüp takılması hakkında detaylı rehber
İçindekiler
Kulakta sıvı birikimi nedir?
Orta kulak, kulak zarının hemen arkasında yer alan ve normalde hava ile dolu olan küçük bir boşluktur. Bu boşluğun havalanmasını, burnun arka kısmına açılan östaki borusu sağlar. Östaki borusu yeterince çalışmadığında orta kulaktaki hava emilir ve yerini zamanla sıvı alır. Bu tabloya kulakta sıvı birikimi denir; tıbbi adı efüzyonlu otitis media ya da seröz otittir.
Kulakta sıvı birikimi özellikle çocukluk döneminde çok sık görülür. Çocukların büyük çoğunluğu okul çağına gelene kadar en az bir kez bu durumu yaşar. Çoğu zaman ağrı ya da ateş yapmadığı için fark edilmesi zordur. Tek belirti işitmede azalma olabilir ve bu da çoğu zaman ailelerin ya da öğretmenlerin dikkatiyle ortaya çıkar.
Sıvı birikiminin önemli bir kısmı birkaç hafta ya da ay içinde kendiliğinden düzelir. Ancak uzun süren sıvı birikimi işitmeyi, konuşma gelişimini ve okul başarısını etkileyebilir. Bu durumda kulağa tüp takılması, sıvının boşaltılması ve orta kulağın yeniden havalanması için en etkili tedavi yöntemlerinden biridir.
Kulakta sıvı birikiminin belirtileri
Belirtiler çocuğun yaşına göre farklılık gösterebilir. Küçük çocuklar işitme sorunlarını anlatamaz; bu nedenle davranış değişiklikleri çoğu zaman ilk ipucudur. Büyük çocuklar ve yetişkinler ise kulakta dolgunluk ya da tıkanıklık hissinden söz eder.
En sık görülen belirti işitmede azalmadır. Seslendiğinde geç tepki veren, sık sık "ne?" diye soran, televizyonun sesini yükselten ya da kalabalık ortamlarda konuşulanları anlamakta zorlanan çocuklarda kulakta sıvı birikimi düşünülmelidir. Konuşmanın yaşıtlarından geri kalması, dikkat dağınıklığı, okul başarısında düşme ve denge sorunları da görülebilir.
Bazı çocuklarda sık tekrarlayan orta kulak iltihapları, kulak çekiştirme, huzursuz uyku ve geceleri artan kulak ağrısı da eşlik edebilir. Yetişkinlerde ise kulakta dolgunluk, kendi sesini kulağının içinde duyma, çıtırtı sesleri ve hafif işitme kaybı ön plandadır.
Kulakta sıvı neden birikir?
Kulakta sıvı birikiminin temel nedeni östaki borusunun yeterince çalışmamasıdır. Çocuklarda östaki borusu yetişkinlere göre daha kısa, daha yatay ve daha dar olduğu için kolayca tıkanır. Bu da çocukların neden bu soruna daha yatkın olduğunu açıklar.
Geniz eti büyümesi, en sık eşlik eden durumlardan biridir. Burnun arka kısmında büyüyen geniz eti, östaki borusunun ağzını daraltarak orta kulağın havalanmasını bozar. Sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik nezle, kronik sinüzit ve pasif sigara dumanına maruz kalmak da sıvı birikimi riskini artırır.
Yarık damak ve Down sendromu gibi bazı durumlarda östaki borusu fonksiyonu doğuştan zayıf olduğu için kulakta sıvı birikimi daha sık ve daha uzun süreli görülür. Yetişkinlerde ise uçak yolculuğu, dalış, reflü ve burnun arka kısmındaki kitleler neden olabilir. Östaki borusu tıkanıklığı hakkında daha fazla bilgiye östaki tüpü tıkanıklığı nasıl açılır yazımızdan ulaşabilirsiniz.
Kulakta sıvı birikimi nasıl teşhis edilir?
Teşhisin ilk adımı otoskop ile kulak zarının incelenmesidir. Kulak zarının rengi ve hareketliliği değişmiştir; zarın arkasında sarımsı bir sıvı, hava-sıvı seviyesi ya da hava kabarcıkları görülebilir. Bu bulgular deneyimli bir muayene ile çoğu zaman kolayca fark edilir.
Tanıyı doğrulamak için timpanometri adı verilen kısa ve ağrısız bir test yapılır. Bu test kulak zarının hareketliliğini ölçer; orta kulakta sıvı olduğunda zarın hareketi azalır ve test sonucu buna göre değişir. İşitmenin ne ölçüde etkilendiğini belirlemek için yaşa uygun işitme testleri yapılır. Küçük çocuklarda oyun temelli yöntemlerle işitme ölçülebilir.
Muayenede geniz eti büyümesi, alerji ve burun tıkanıklığı gibi eşlik eden durumlar da değerlendirilir. Çünkü tedavinin başarısı, sıvı birikimine yol açan nedenin de ele alınmasına bağlıdır. Orta kulakta sıvı hakkında daha ayrıntılı bilgiyi orta kulakta sıvı yazımızda bulabilirsiniz.
Tedavi yaklaşımı: takip mi, tüp mü?
Kulakta sıvı birikiminin önemli bir kısmı ilk üç ay içinde kendiliğinden düzelir. Bu nedenle işitmeyi belirgin şekilde etkilemeyen ve risk faktörü olmayan çocuklarda ilk yaklaşım takiptir. Bu dönemde düzenli kontroller yapılır, işitme izlenir ve eşlik eden alerji ya da burun sorunları tedavi edilir.
Sıvı birikimi üç aydan uzun sürüyorsa ve işitme kaybı, konuşma gecikmesi, okulda zorlanma ya da kulak zarında yapısal değişiklikler varsa tedavi planı değişir. Bu durumda kulağa tüp takılması, en etkili ve en sık uygulanan tedavi yöntemidir. Sık tekrarlayan orta kulak iltihapları olan çocuklarda da tüp tedavisi gündeme gelebilir.
İşitme ya da konuşma gelişimi açısından risk taşıyan çocuklarda, örneğin daha önce işitme kaybı ya da gelişim gecikmesi olan çocuklarda, takip süresi daha kısa tutulabilir. Karar her çocuk için ayrı ayrı ve kişiye özel olarak verilir. Uluslararası önerilerin genel çerçevesine MedlinePlus'ın kulak tüpü sayfasından ulaşabilirsiniz.
Kulağa tüp takılması nasıl yapılır?
İşlem çocuklarda genel anestezi altında yapılır; çocuk uyur ve herhangi bir ağrı hissetmez. Kulak kanalından mikroskop yardımıyla kulak zarına ulaşılır ve zara çok küçük bir açıklık yapılır. Orta kulaktaki sıvı bu açıklıktan boşaltılır ve ardından açıklığa küçük bir havalandırma tüpü yerleştirilir.
İşlem genellikle 15 ile 20 dakika sürer ve dışarıdan hiçbir kesi yapılmaz. Tüp, orta kulağın dış ortamla bağlantısını sağlayarak havalanmayı sürdürür ve yeni sıvı birikmesini önler. Çocuk uyandıktan sonra kısa bir gözlemin ardından genellikle aynı gün evine döner.
Geniz eti büyümesi eşlik ediyorsa, geniz eti aynı anestezi sırasında alınabilir. Bu yaklaşım, sıvı birikiminin tekrar etme riskini azaltır. Geniz etinin rolü hakkında bilgi almak için geniz eti sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İşlem öncesi hazırlık
İşlemden önce çocuğunuzun genel sağlık durumu değerlendirilir ve anestezi ekibiyle görüşme planlanır. Kullandığı ilaçları, alerjilerini ve daha önce anesteziyle ilgili bir sorun yaşanıp yaşanmadığını paylaşmanız önemlidir. İşlemden önceki gece belirli bir saatten sonra yeme ve içme kesilir.
Çocuğunuza hastaneye gideceğini, kısa bir süre uyuyacağını ve uyandığında yanında olacağınızı sakin bir dille anlatmak, kaygısını azaltır. Sevdiği bir oyuncağı yanında getirmesi de yabancı ortamda kendini güvende hissetmesine yardımcı olur. Ateşli bir hastalık geçiriyorsa işlem genellikle birkaç gün ertelenir.
İşlem günü
İşlem günü çocuğunuz anestezi ekibi tarafından karşılanır ve çoğu zaman anestezi başlayana kadar yanında olmanıza izin verilir. İşlem kısa sürdüğü için bekleme süresi de uzun değildir. Uyandıktan sonra çocuğunuz bir süre gözlem odasında kalır, sıvı alabildiği ve kendini iyi hissettiği görüldüğünde taburcu edilir.
Eve döndükten sonra çocuğunuzun o günü dinlenerek geçirmesi yeterlidir. Çoğu çocuk ertesi gün her zamanki enerjisine kavuşur. Size verilen kulak damlalarını önerilen şekilde kullanmanız ve kontrol randevusunu kaçırmamanız önemlidir.
Tüp çeşitleri
Kulak tüpleri genel olarak kısa süreli ve uzun süreli olmak üzere iki gruba ayrılır. Kısa süreli tüpler çoğu çocukta yeterlidir ve birkaç ay ile bir buçuk yıl arasında kulakta kalıp kendiliğinden düşer. Uzun süreli tüpler ise sıvı birikiminin tekrar ettiği ya da östaki borusu sorununun uzun sürmesinin beklendiği durumlarda tercih edilir.
Hangi tüpün kullanılacağı; çocuğun yaşına, sıvı birikiminin süresine, daha önce tüp takılıp takılmadığına ve eşlik eden durumlara göre belirlenir. Tüpler kulak dokusuyla uyumlu, küçük ve hafif malzemelerden yapılır.
Tüp takıldıktan sonra işitme
Sıvı boşaltıldığı için işitme çoğu çocukta kısa sürede düzelir. Aileler, çocuklarının seslere daha hızlı tepki verdiğini, daha az "ne?" diye sorduğunu ve televizyon sesini kısmaya başladığını çoğu zaman ilk günlerde fark eder. Konuşma gelişiminde gecikme olan çocuklarda da sonraki aylarda belirgin ilerleme görülebilir.
Tüp takıldıktan sonra işitme beklenen şekilde düzelmezse, işitme kaybının başka bir nedeni olup olmadığı araştırılır. Bu nedenle tüp sonrası kontrollerde işitme testi tekrarlanır. Nadiren kulak zarında kalıcı değişiklikler ya da iç kulağa bağlı işitme kayıpları eşlik edebilir; bu durumlar ayrıca değerlendirilir.
Tüp sonrası bakım ve dikkat edilmesi gerekenler
Tüp takıldıktan sonra ilk günlerde kulaktan hafif, kanlı ya da sulu bir akıntı gelebilir. Bu genellikle kısa sürede kendiliğinden geçer. Ağrı çoğu zaman hafiftir ve basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınır. Çocuk genellikle ertesi gün okuluna ya da kreşine dönebilir.
Tüp takılı olduğu dönemde kulağın sudan korunması önerilir. Banyo yaparken kulağa pamuk ile birlikte yağlı krem ya da özel kulak tıkaçları kullanılabilir. Özellikle sabunlu ve kirli suyun kulağa kaçmaması önemlidir. Yüzme konusunda öneriler çocuğun yaşına ve suyun türüne göre değişir; kontrol muayenesinde birlikte planlanır.
Tüp takılıyken kulaktan uzun süren, kötü kokulu ya da koyu renkli akıntı gelirse bir enfeksiyon gelişmiş olabilir. Bu durumda hekiminize başvurmanız gerekir; çoğu zaman antibiyotikli kulak damlaları yeterlidir. Düzenli kontroller, tüpün yerinde olup olmadığını ve kulağın sağlığını takip etmek için önemlidir.
Kulak tüpü ne zaman düşer?
Kısa süreli tüpler genellikle 6 ile 18 ay arasında kendiliğinden düşer. Kulak zarı tüpü doğal olarak dışarı iter ve tüpün bıraktığı açıklık çoğu zaman kendiliğinden kapanır. Tüp çoğunlukla fark edilmeden düşer; bazen kulak kanalında ya da yastıkta küçük bir tüp görülebilir.
Tüpün düştüğünü gösteren belirgin bir belirti çoğu zaman yoktur. Bu nedenle kontrol muayeneleri önemlidir. Tüp düştükten sonra işitmede yeniden azalma, kulakta dolgunluk hissi ya da tekrarlayan kulak iltihapları görülürse sıvının yeniden biriktiği düşünülür ve kulak yeniden değerlendirilir.
Bazı çocuklarda östaki borusu fonksiyonu yaşla birlikte olgunlaşana kadar tüp ihtiyacı tekrar edebilir. Uzun süre düşmeyen tüpler ise kontrollerde değerlendirilerek gerekirse çıkarılabilir.
Kontroller ve uzun dönem takip
Tüp takıldıktan sonra ilk kontrol genellikle birkaç hafta içinde yapılır. Bu kontrolde tüpün yerinde ve açık olup olmadığı, kulakta akıntı olup olmadığı değerlendirilir ve işitme testi tekrarlanır. Sonraki kontroller, tüp kulakta kaldığı sürece belirli aralıklarla sürdürülür.
Kontrollerde çocuğunuzun konuşma gelişimi, okuldaki durumu ve genel sağlığı hakkında gözlemlerinizi paylaşmanız da değerlidir. Bu bilgiler, tedavinin ne kadar başarılı olduğunu anlamamıza ve gerekirse ek destekleri, örneğin dil ve konuşma terapisini, zamanında planlamamıza yardımcı olur.
Tüp düştükten sonra da en az bir kontrol muayenesi yapılması önerilir. Bu muayenede kulak zarının kapanıp kapanmadığı ve orta kulakta yeniden sıvı birikip birikmediği incelenir. Uçak yolculuğu tüp takılı çocuklar için genellikle daha rahattır; çünkü tüp orta kulaktaki basıncın kolayca dengelenmesini sağlar. Aklınıza takılan her soruyu kontrollerde paylaşabilir, gerektiğinde erken randevu isteyebilirsiniz. Takibin düzenli yapılması, olası sorunların erken fark edilmesini ve çocuğunuzun işitmesinin uzun dönemde korunmasını sağlar.
Kulağa tüp takılmasının riskleri
Kulağa tüp takılması güvenli ve sık yapılan bir işlemdir; buna rağmen her işlemde olduğu gibi bazı riskler vardır. En sık görülen durum, tüp takılı dönemde kulaktan akıntı gelmesidir ve çoğunlukla damla tedavisiyle kolayca düzelir.
Tüp düştükten sonra kulak zarında küçük bir delik kalması, zarda beyaz renkli skar dokusu oluşması ve tüpün beklenenden erken düşmesi diğer olası durumlardır. Kalıcı delik nadir görülür ve gerekirse küçük bir işlemle onarılabilir. Anesteziye bağlı riskler de çocuğun genel sağlık durumu önceden değerlendirilerek en aza indirilir.
Tedavi edilmeyen uzun süreli sıvı birikiminin de riskleri vardır: işitme kaybına bağlı konuşma gecikmesi, kulak zarında çökme, retraksiyon cebi ve ilerleyen dönemde kolesteatom gibi ciddi sorunlar gelişebilir. Tedavi kararı, bu iki tarafın dikkatlice karşılaştırılmasıyla verilir.
Geniz eti ve kulakta sıvı birikimi ilişkisi
Çocuklarda kulakta sıvı birikiminin en sık eşlik eden nedeni geniz eti büyümesidir. Büyümüş geniz eti, östaki borusunun burundaki ağzını daraltarak orta kulağın havalanmasını bozar ve burundaki mikropların orta kulağa ulaşmasını kolaylaştırır.
Bu nedenle tekrarlayan sıvı birikimi olan ya da daha önce tüp takılmış olmasına rağmen sıvısı tekrar eden çocuklarda geniz eti mutlaka değerlendirilir. Gerekli durumlarda tüp takılması ile birlikte geniz eti ameliyatı yapılması, sorunun tekrar etme olasılığını azaltır.
Alerjik nezle ve kulakta sıvı
Alerjik nezle, burun ve genizdeki dokuların şişmesine yol açarak östaki borusunun çalışmasını bozabilir. Mevsimsel alerjisi olan çocuklarda kulakta sıvı birikimi daha sık görülebilir. Bu çocuklarda alerjinin kontrol altına alınması, tedavinin önemli bir parçasıdır.
Alerji testleri, alerjenlerden korunma önerileri ve burun spreyleri tedavi planında yer alabilir. Alerji kontrol altına alındığında sıvı birikiminin tekrar etme olasılığı azalır.
Okul başarısı üzerine etkisi
Fark edilmeyen kulakta sıvı birikimi, çocuğun sınıfta öğretmenini duymasını zorlaştırır. Bu durum dikkat dağınıklığı, derse ilgisizlik ve okul başarısında düşme olarak kendini gösterebilir. Bazen bu çocuklar yanlışlıkla dikkat eksikliği tanısı alabilir.
Öğretmenlerin ya da ailelerin fark ettiği işitme sorunları mutlaka değerlendirilmelidir. Basit bir kulak muayenesi ve işitme testi, çocuğun okul hayatında önemli bir fark yaratabilir. Çocuklarda kulak enfeksiyonları hakkında daha fazla bilgiye çocuklarda kulak enfeksiyonu yazımızdan ulaşabilirsiniz.
Yetişkinlerde kulakta sıvı birikimi
Yetişkinlerde kulakta sıvı birikimi çocuklara göre daha az görülür ve farklı nedenlere bağlı olabilir. Uçak yolculuğu ya da dalış sonrası oluşan ani basınç değişimleri, üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjiler ve reflü sık nedenler arasındadır. Bu tablonun büyük kısmı kendiliğinden ya da basit tedavilerle düzelir.
Yetişkinlerde özellikle tek taraflı ve uzun süren sıvı birikimi mutlaka ayrıntılı değerlendirilmelidir. Bu durumda burnun arka kısmı endoskopik olarak incelenir ve altta yatan başka bir neden olmadığından emin olunur. Sıvı uzun süre devam ederse yetişkinlerde de kulağa tüp takılabilir; işlem çoğu zaman lokal anestezi ile yapılabilir.
Ne zaman uzmana başvurmalısınız?
Çocuğunuz seslendiğinizde geç tepki veriyorsa, televizyonun sesini sürekli açıyorsa, konuşması yaşıtlarından geri kalıyorsa ya da sık kulak iltihabı geçiriyorsa bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmanız önerilir. Öğretmenlerden gelen dikkat ya da duyma ile ilgili geri bildirimler de değerlendirilmelidir.
Prof. Dr. Mustafa Deniz Yılmaz, kulakta sıvı birikimi olan hastaları ayrıntılı muayene, timpanometri ve yaşa uygun işitme testleriyle değerlendirir. Takip mi, tüp tedavisi mi gerektiği her hasta için kişiye özel olarak belirlenir. Sayfanın başındaki kısa değerlendirmeyi doldurarak durumunuzu görebilir, ön değerlendirme formu aracılığıyla bizimle iletişime geçebilirsiniz.










