Bizi Google’da tercih edilen kaynak yapın Yeni yazılarımız aramalarınızda öne çıksın + Ekle

Kronik Sinüzit Belirtileri ve Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS)

İçindekiler
✓ Prof. Dr. Mustafa Deniz Yılmaz tarafından yazıldı ·

Kronik sinüzit, paranazal sinüslerin ve burun mukozasının belirtileri 12 hafta veya daha uzun süre devam eden inflamasyonudur; hastalar sıklıkla burun tıkanıklığı, kalın burun akıntısı, yüzde basınç hissi ve koku almada azalma tarifiyle başvurur. Tanı; ayrıntılı öykü, endoskopik muayene ve gerektiğinde paranazal sinüs bilgisayarlı tomografisiyle konur. Tedavide öncelik nazal irrigasyon, topikal steroidler ve seçilmiş olgularda antibiyotik gibi medikal basamaklardır; yeterli medikal tedaviye rağmen belirtileri süregelen ve görüntülemede uygun bulguları olan seçilmiş hastalarda endoskopik sinüs cerrahisi (FESS) gündeme gelebilir. Hiçbir tedavi için “kesin sonuç” ya da “garanti” ifadesi kullanılmaz; plan her hasta için bireysel olarak yapılır.

Öne Çıkanlar

  • Kronik sinüzit tanısı için temel kriter, belirtilerin 12 hafta veya daha uzun sürmesidir; daha kısa süreli tablolar akut ya da subakut sinüzit olarak değerlendirilir.
  • Sık nedenler arasında nazal polipler, alerjik rinit, deviye septum, konka anomalileri, dental kaynaklar ve immün-sistem-ilişkili faktörler yer alır; her hastada birden fazla neden birlikte bulunabilir.
  • Tanıda öykü ve nazal endoskopi temel; ayrıntılı planlama gerektiğinde paranazal sinüs bilgisayarlı tomografisi (BT) eklenir.
  • Tedavide birinci basamak medikaltir (nazal irrigasyon, topikal steroid, uygun olgularda antibiyotik ve alerji yönetimi); FESS medikal tedaviye yeterli yanıt alınamayan ve görüntülemede uygun bulguları olan seçilmiş olgularda düşünülür.

Kronik Sinüzit Nedir?

Paranazal sinüsler; alın (frontal), yanaklar (maksiller), gözler arası (etmoid) ve burnun derin-arka bölgesinde (sfenoid) yer alan, hava dolu boşluklardır. Sağlıklı bir sinüs mukozası mukus üretir, tsili yapıya sahip yüzey hücreleri bu mukusu doğal drenaj yollarından burun boşluğuna taşır ve solunan havanın ısıtılıp nemlendirilmesine katkı sağlar. Bu drenajın herhangi bir nedenle bozulması, mukusun birikmesine, bakteriyel çoğalmaya ve mukozada iltihaba zemin hazırlar.

Kronik rinosinüzit (KRS) olarak da anılan bu tablo, uluslararası KBB kılavuzlarında (EPOS — European Position Paper on Rhinosinusitis and Nasal Polyps) şu iki şartla tanımlanır: (1) aşağıda sıralanan belirtilerden en az ikisinin bulunması ve bunlardan birinin burun tıkanıklığı veya burun akıntısı olması; (2) yakınmaların 12 hafta veya daha uzun sürmesi. Belirtilerin yanı sıra nazal endoskopi ya da BT'de hastalığı destekleyen bulgular aranır.

Klinik pratikte kronik sinüzit iki büyük alt grup altında ele alınır:

  • Nazal polipsiz kronik rinosinüzit (KRS-NP-): burun içinde belirgin polip yoktur; mukoza kalınlaşması, kalın-yapışkan sekresyon ve drenaj yolları çevresinde inflamasyon ön plandadır.
  • Nazal polipli kronik rinosinüzit (KRS-NP+): her iki burun kavitesinde saydam-şeffaf ya da soluk-gri renkte polipler görülür; koku almada belirgin azalma ve astım-alerji birlikteliği sık eşlik eder.

Bu ayrım, hem tedavi planını hem de cerrahi karar süreçlerini doğrudan etkiler; bu nedenle muayenede polibin varlığı veya yokluğu ayrı bir kayıt olarak değerlendirilir.

Belirtileri

Kronik sinüzitin belirtileri kalıcı olması ve günlük yaşamı etkilemesiyle akut sinüzitten ayrılır. Aşağıdaki bulguların en az ikisi, 12 hafta veya daha uzun süredir devam ediyorsa, KBB değerlendirmesi önerilir:

  • Burun tıkanıklığı: İki taraflı ya da dönüşümlü; günün büyük bölümünde belirgindir. Nazal spreylere kısa süreli yanıt vermeyi bırakabilir.
  • Burun akıntısı: Ön akıntı (rinore) veya arka akıntı (postnazal akıntı) şeklinde olabilir; renk şeffaftan sarı-yeşile kadar değişebilir. Rengin tek başına bakteriyel enfeksiyon tanısı koyduramayacağı, güncel kılavuzların vurguladığı bir noktadır.
  • Yüzde basınç, ağırlık veya dolgunluk hissi: Alın, yanaklar veya burun kökü çevresinde tarif edilir. Öne eğilmekle ya da sabahları belirgin olabilir.
  • Koku almada azalma (hiposmi) veya kaybolma (anosmi): Özellikle polipli tabloda öne çıkar. Tat almanın da baskılandığı sık bildirilir.
  • Baş ağrısı ve diş ağrısı: Maksiller sinüs kaynaklı tablolarda üst çene dişlerinde ağrı hissedilebilir; ancak diş kaynaklı ağrılarla karışabileceği için ayırıcı değerlendirme gerekir.
  • Öksürük ve boğaz tahrişi: Özellikle geceleri; postnazal akıntının boğazı sürekli tahriş etmesine bağlanır.
  • Halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve uyku bölünmesi: Kronik hastalığın günlük yaşama yansımalarıdır; ağız solunumu uyku kalitesini bozabilir.
  • Alevlenmeler: Kronik zeminde akut alevlenmeler (renkli akıntı, yüz ağrısında artış, ateş) dönemler halinde tekrarlayabilir.

Önemli not: Bu belirtilerin hiçbiri tek başına kronik sinüzite özgü değildir. Alerjik rinit, non-alerjik rinit, deviye septum, migren ve dental patolojiler benzer yakınmalarla karşımıza gelebilir. Bu nedenle tanı; öykü, muayene ve seçilmiş görüntülemenin birlikte değerlendirilmesiyle konur.

Nedenleri

Kronik sinüzit tek bir nedene bağlı değildir; genellikle birden fazla faktörün üst üste binmesiyle ortaya çıkan çok-etmenli bir tablodur. Sık karşılaşılan nedenler ve katkıda bulunan faktörler:

  • Nazal polipler: Burun ve sinüs mukozasında oluşan iyi-huylu, ödemli sarkma dokularıdır. Drenaj yollarını mekanik olarak tıkar; polipli kronik sinüzit alt grubunun tanımlayıcı bulgusudur.
  • Alerjik rinit ve non-alerjik rinit: Mukozada süreğen inflamasyon oluşturur; ödem drenajı bozar. Alerjik astım birlikteliği sık görülür.
  • Anatomik faktörler: Belirgin deviye septum, konka bülloza (orta konkada hava boşluğu), agresif etmoid hücreler ve osteomeatal kompleksin daralması doğal drenaj yollarını sıkıştırabilir.
  • Dental kaynaklı sinüzit: Üst çenedeki azı dişi kökleri maksiller sinüs tabanına çok yakındır; kök enfeksiyonu, apse veya dental girişim sonrası oluşan bir açıklık, tek taraflı maksiller sinüzitin sık nedenlerindendir.
  • İmmün sistem bozuklukları: Belirli immünoglobulin eksiklikleri veya immün-supresif tedavi öyküsü tekrarlayan sinüs enfeksiyonlarına zemin hazırlar.
  • Mukosiliyer klirens bozuklukları: Kistik fibroz, primer siliyer diskinezi gibi nadir durumlar tsili çalışmasını bozar.
  • Aspirinle-alevlenen solunum yolu hastalığı (AERD / Samter üçlüsü): Nazal polipler, astım ve aspirin/NSAID intoleransının birlikte görüldüğü, dirençli seyirli özel bir alt gruptur.
  • Sigara ve çevresel maruziyet: Sigara dumanı, tozlu-kimyasal ortamlar ve mesleki maruziyet mukozayı sürekli tahriş eder.
  • Sık ve uzun süreli üst solunum yolu enfeksiyonları: Özellikle çocuklukta tekrarlayan enfeksiyon öyküsü mukozal iyileşmenin tamamlanamamasına yol açabilir.
  • Mantar-ilişkili nedenler: Allergik mantar rinosinüziti (AFRS) ve seçilmiş olgulardaki non-invaziv fungal ball tabloları özel değerlendirme gerektirir.

Kronik sinüzitte "tek suçlu bir mikrop" yaklaşımı çoğu zaman doğru değildir; tedavi planı bu nedenle kişiye özgü katkı-eden-faktörlerin haritalanmasıyla kurulur.

Tanı

Kronik sinüzit tanısında amaç, hem tanıyı koymak hem de medikal tedaviye yanıt vermeyen olgularda cerrahi kararı doğru zamanda vermeyi sağlayacak bilgiyi toplamaktır. Değerlendirme birkaç basamaktan oluşur.

1. Ayrıntılı öykü

Belirtilerin süresi, karakteri, günlük yaşama etkisi, daha önce denenmiş tedaviler, alerji ve astım varlığı, sigara-mesleki maruziyet, geçirilmiş burun/sinüs cerrahisi ve dental öykü sistematik olarak sorgulanır. Belirtilerin 12 hafta ve üzeri olması tanı için temel eşiktir.

2. Ön muayene ve rinoskopi

KBB muayenesinde burun içi ışıklı ekipmanla ön kısımdan değerlendirilir; kabuklanma, ödem, akıntı özellikleri ve septum ilişkisi kayıt altına alınır.

3. Nazal endoskopi

İnce esnek ya da rijit endoskop ile burun içi doğrudan görüntülenir. Endoskopide polip varlığı, orta meatustan gelen mukopürülan akıntı, mukozal ödem ve anatomik varyasyonlar değerlendirilir. Nazal endoskopi, KRS tanısı için EPOS kılavuzunun temel önerdiği objektif muayene aracıdır.

4. Paranazal sinüs bilgisayarlı tomografisi (BT)

Endoskopide bulgu görülen, medikal tedaviye yanıt vermeyen ya da cerrahi planlaması yapılacak hastalarda tercih edilen görüntülemedir. Koronal kesitler, drenaj yolları ve osteomeatal kompleks anatomisinin gösterilmesinde en yararlıdır. BT'de mukoza kalınlaşması, sinüs opasifikasyonu, polip görünümü ve varyant anatomiler değerlendirilir. Sadece belirtilere dayalı BT istemi kılavuzların önerdiği yaklaşım değildir; endoskopi ve klinik değerlendirme öncelikle yapılır.

5. Manyetik rezonans görüntüleme (MR)

Kronik sinüzitin komplikasyonu şüphesi (orbital yayılım, intrakranial yayılım), tümör ayırıcı tanısı ya da mantar-ilişkili özel tablolarda tamamlayıcı olarak kullanılır. Rutin tanıda ilk tercih değildir.

6. Alerji ve ek testler

Alerjik zeminden kuşkulanılan olgularda deri prick testi veya spesifik IgE ölçümü istenebilir. Tekrarlayan enfeksiyon öyküsü olanlarda immün-yetmezlik taraması, dirençli AERD kuşkusunda aspirin duyarlılığı ve seçilmiş olgularda kistik fibroz-siliyer diskinezi araştırması gündeme gelebilir. Kültür, çoğu KRS hastasında rutin gerekmez; komplike ya da dirençli olgularda endoskopi eşliğinde alınabilir.

7. Ayırıcı tanı

Kronik sinüzit değerlendirmesinde göz önünde tutulması gereken diğer tablolar: alerjik rinit, non-alerjik rinit, migren, tension tipi baş ağrısı, temporomandibular eklem sorunları, dental patolojiler, tek taraflı olgularda tümör-benzeri kitlesel süreçler ve nadir vaskülit ya da granülomatöz hastalıklar. Özellikle tek taraflı, kanamalı ya da hızla ilerleyen tablolarda ayırıcı tanı sıkıştırılmadan cerrahiye geçilmez.

Medikal Tedavi Basamakları

Kronik sinüzitte tedavinin birinci basamağı medikaldir. Cerrahi, medikal tedavinin uygun süre ve dozda uygulanmasına rağmen yeterli fayda sağlanamayan seçilmiş olgular için ayrılır. Aşağıdaki başlıklar bir "reçete" değil; planı çerçeveleyen klinik yaklaşımlardır. Kesin ilaç, doz ve süre kararı hastayı gören KBB uzmanı tarafından verilir.

1. Nazal salin irrigasyon

Günde bir veya iki kez, uygun hacimde (yüksek-hacim, düşük-basınç) salin irrigasyon, KRS tedavisinin temel taşıdır. Kabukları temizler, kalın mukusu sulandırır ve topikal ilaçların mukoza ile temasını artırır. Cerrahi öncesi ve sonrasında rutin olarak kullanılır.

2. Topikal (nazal) steroidler

Kronik sinüzitin uzun süreli tedavisinde birinci basamak medikal seçenektir. Mukozal ödemi, drenaj yollarındaki daralmayı ve polip boyutunu (polipli alt grupta) azaltmayı hedefler. Düzenli ve doğru teknikle uygulandığında haftalar-aylar içinde etki gösterir. Kısa süreli sistemik steroid kullanımı, polipli tabloda ya da seçilmiş alevlenmelerde hekim kararıyla değerlendirilir.

3. Antibiyotikler

Kronik sinüzit her hastada antibiyotik gerektirmez. Antibiyotik; belirgin bakteriyel alevlenme, mukopürülan akıntı, ateş yükselişi ya da dirençli olgularda hekim değerlendirmesiyle başlanır. Antibiyotik seçimi, dozu ve süresi kişiye özgüdür; gereksiz kullanım hem direnç gelişimi hem de yan etki açısından risk oluşturur.

4. Alerji ve komorbidite yönetimi

Alerjik rinit, astım, laringofaringeal reflü ve dental patolojiler eş zamanlı ele alınmadıkça kronik sinüzitin tam kontrolü zorlaşır. Alerjen kaçınma, ihtiyaca göre oral antihistaminikler, lökotrien reseptör antagonistleri ve seçilmiş olgularda immünoterapi planın parçası olabilir.

5. Yeni tedavi başlıkları — biyolojik ajanlar (polipli KRS)

Şiddetli, tekrarlayan nazal polipli kronik sinüzit ve eşlik eden astımı olan uygun profildeki hastalarda tip-2 inflamasyonu hedefleyen biyolojik tedaviler (örn. anti-IL-4Rα, anti-IL-5, anti-IgE) uluslararası KBB-alerji kılavuzlarına girmiştir. Endikasyon, geri ödeme koşulları ve hasta profili birlikte değerlendirilir; her hasta biyolojik tedavi adayı değildir.

6. Yaşam düzeni ve çevresel önlemler

Sigaranın bırakılması, mesleki toz-kimyasal maruziyetin azaltılması, ortam nemlendirme, kaliteli uyku ve düzenli tuzlu-su yıkaması gibi önlemler; ilaç tedavisinin başarısını artıran, çoğu zaman göz ardı edilen basamaklardır.

Süre — cerrahi zamanlaması için önemli çerçeve: Uluslararası kılavuzlar, kronik sinüzitte cerrahi kararının çoğunlukla en az 12 haftalık uygun medikal tedavi denendikten sonra, hastanın yakınmaları süregeliyor ve endoskopi/BT bulguları uyumluysa alınmasını önerir. Bu süre çerçevesi mutlak bir kural değil, klinik karar destekleyicisidir; bazı durumlarda daha erken cerrahi (örn. komplikasyon şüphesi, tümör kuşkusu) gerekebilir.

Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) Ne Zaman Gerekli?

Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS — Functional Endoscopic Sinus Surgery), sinüs boşluklarının doğal drenaj yollarını korumaya ve genişletmeye odaklanan; endoskop ve ince cerrahi el aletleriyle burun yolundan yapılan bir cerrahi yaklaşımdır. "Fonksiyonel" tanımı, cerrahinin hedefinin sinüsleri boşaltmak ya da mukozayı geniş ölçüde çıkarmak değil, mukusun doğal yönde akmasını yeniden mümkün kılmak olmasından gelir.

FESS'in düşünüldüğü tipik durumlar

FESS her kronik sinüzit hastasında endike değildir. Sık kabul edilen değerlendirme başlıkları:

  • Uygun süre ve dozda medikal tedaviye rağmen kalıcı yakınmaları süren KRS,
  • Belirgin nazal polipler ve buna bağlı drenaj tıkanıklığı,
  • Yineleyen komplike sinüzit atakları,
  • Görüntülemede belirgin osteomeatal kompleks tıkanıklığı ya da yapısal anomali,
  • Fungal ball / mantar-ilişkili özel tablolar,
  • Dental kaynaklı dirençli maksiller sinüzit,
  • Komplikasyon riski ya da gelişmiş komplikasyon (örn. orbital / intrakranial yayılım kuşkusu — bu durum acil KBB değerlendirmesi gerektirir),
  • Tümör-benzeri tek taraflı, mass etkisi yaratan patolojiler (tanı ve/veya cerrahi çıkarım),
  • Beyin omurilik sıvısı kaçağı, orbital dekompresyon, dakriosistorinostomi gibi seçilmiş endoskopik ek girişimler için erişim gereksinimi.

Genel akış — ne beklenir?

FESS kişiye özgü planlanır; aşağıdaki başlıklar tipik bir akışı özetler:

  1. Cerrahi öncesi hazırlık: Ayrıntılı öykü, güncel ilaçlar, kanama-pıhtılaşma durumu ve BT değerlendirmesi gözden geçirilir. Hastaya cerrahinin hedefi, olası fayda ve riskler ve beklenen iyileşme süreci anlaşılır şekilde aktarılır.
  2. Anestezi: Çoğunlukla genel anestezi altında yapılır; seçilmiş kısıtlı girişimlerde lokal anestezi + sedasyon uygun olabilir.
  3. Endoskopik yaklaşım: Cerrahi, burun deliğinden yerleştirilen endoskop ve mikro-cerrahi aletlerle yapılır. Dıştan kesi yoktur; yüz veya diş etinde görünür yara oluşmaz.
  4. Cerrahi hedef: Doğal sinüs açıklıkları (ostiumlar) genişletilir, engelleyici anatomik yapılar hedeflenmiş olarak çıkarılır, mukoza mümkün olduğunca korunur. Polipli olgularda polipler temizlenir. Cerrahi her hastada aynı sinüs setini içermez; BT-rehberliğinde ve endoskopik gerçek-zamanlı değerlendirmeye göre şekillenir.
  5. Cerrahi sonrası bakım: Nazal irrigasyon, hekim tarafından reçete edilen topikal steroid ve gerekirse kısa süreli sistemik tedavi, düzenli endoskopik kontroller (yara iyileşmesi ve sinekiyi önleme) bakımın temel başlıklarıdır. İyileşme haftalar sürer; belirtilerin tam oturması aylar alabilir.
  6. Uzun dönem: FESS kalıcı bir "kür" garantisi değildir. Altta yatan alerjik / inflamatuar zemin varsa (nazal polip, alerjik rinit, AERD, astım vb.) medikal tedavi cerrahi sonrasında da sürer; polip nüksü ve sinüzitin tekrarlaması olasıdır. Cerrahi başarısı, medikal tedavinin devamı ve düzenli takiple değerlendirilir.

Olası riskler — dürüst çerçeve

FESS deneyimli ellerde güvenle uygulanan bir cerrahi olsa da, hiçbir cerrahi risksiz değildir. Bilinen ve hastayla önceden konuşulan olası riskler arasında kanama, enfeksiyon, sineki oluşumu, koku almada değişiklikler, orbital komplikasyonlar (nadiren) ve beyin omurilik sıvısı kaçağı (nadir) sayılabilir. Her olguda risk profili anatomiye, altta yatan patolojiye ve genel sağlık durumuna göre değişir. "Risksiz cerrahi" ya da "kesin sonuç" ifadesi kullanılmaz.

Ne Zaman KBB Uzmanına Başvurmalı?

Aşağıdaki durumlarda bir Kulak Burun Boğaz uzmanının değerlendirmesi önerilir:

  • 12 hafta veya daha uzun süredir devam eden burun tıkanıklığı, burun akıntısı, yüz basıncı hissi veya koku almada azalma,
  • Nazal spreyler ve reçetesiz ilaçlarla yeterli fayda görülmeyen kronik yakınmalar,
  • Yılda birkaç kez tekrarlayan sinüzit atakları,
  • Astım veya alerjik rinit eşliğinde belirgin burun-sinüs yakınmaları,
  • Diş tedavisi sonrasında başlayan veya kötüleşen tek taraflı maksiller sinüs yakınmaları,
  • Belirgin koku alma kaybı, özellikle polip düşündüren tabloda.

Aynı gün / acil başvuru gerektiren, kronik sinüzitle karıştırılabilen kırmızı-bayrak tablolar:

  • Şiddetli, tek taraflı yüz veya göz çevresinde şişme, gözde kızarıklık, göz kapağını açmakta zorlanma, göz hareketlerinde kısıtlılık, çift görme,
  • Yeni başlayan ani şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, ateş yüksekliği ile birlikte bilinç değişikliği,
  • Yeni başlayan, durdurulamayan ya da tekrarlayan belirgin burun kanaması,
  • Tek taraflı kalıcı, kanamalı veya kabuklu burun akıntısı — ayırıcı tanıda tümör-benzeri süreçler mutlaka değerlendirilir,
  • Yüzde uyuşukluk, güçsüzlük, konuşma bozukluğu gibi nörolojik belirtiler,
  • Aniden gelişen ciddi görme kaybı.

Bu bulguların bazıları kronik sinüzitle doğrudan ilgili değildir; ancak vakit kaybetmemek için aynı gün sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Bizi Google’da tercih edilen kaynak yapınBu yazıyı faydalı buldunuzsa, yeni içeriklerimiz aramalarınızda öne çıksın+ Ekle

Sıkça Sorulan Sorular

Kronik sinüzit ile akut sinüzit arasındaki fark nedir? Süre, en belirleyici ayırt edicidir. Belirtileri 4 haftadan kısa süren tablolar akut, 4–12 hafta arası subakut, 12 hafta ve üzeri kronik sinüzit olarak değerlendirilir. Kronik tabloda inflamasyon süreklidir; alevlenmeler kronik zemin üzerinde yaşanır.

Antibiyotik kullanmadan kronik sinüzit iyileşir mi? Kronik sinüzitin çekirdeği inflamasyondur; her hasta antibiyotik gerektirmez. Nazal irrigasyon, topikal steroidler, alerji yönetimi ve yaşam düzeni önlemleri çoğu hastada temel basamaktır. Antibiyotik; belirgin bakteriyel alevlenme, mukopürülan akıntı veya dirençli olgularda hekim değerlendirmesiyle planlanır. Gereksiz antibiyotik kullanımı hem yan etki hem de direnç açısından risk oluşturur.

Sinüs BT’sini kim ne zaman ister? Sinüs BT, klinik ve endoskopik değerlendirmeyi tamamlayıcı bir görüntülemedir. Medikal tedaviye yanıt vermeyen olgularda, cerrahi planlaması gerektiğinde, komplikasyon veya tümör kuşkusunda ve seçilmiş özel tablolarda istenir. Sadece “başım ağrıyor, bir bakalım” gerekçesiyle rutin BT istemi, güncel kılavuzların önerdiği yaklaşım değildir. Radyasyon yükü nedeniyle endikasyon dikkatle konur.

FESS ameliyatı sonrası nüks olur mu? Olabilir. FESS, drenaj yollarını mekanik olarak yeniden açar; ancak nazal polip, alerjik rinit, AERD ya da astım gibi altta yatan inflamatuar zemin cerrahiyle ortadan kalkmaz. Bu nedenle cerrahi sonrasında nazal irrigasyon ve topikal steroid gibi medikal tedaviye çoğu hastada uzun süre devam edilir; düzenli endoskopik takip nüksü erken yakalamak için önemlidir. “Bir kez ameliyat olayım kurtulayım” beklentisi doğru çerçeve değildir.

Endoskopik sinüs cerrahisi sonrası iyileşme ne kadar sürer? Erken iyileşme (kabukların temizlenmesi, ödemin gerilemesi) genellikle birkaç haftadır; hastaların çoğu bu süre içinde günlük yaşama döner. Mukozal iyileşmenin oturması ve belirtilerdeki kalıcı düzelmenin netleşmesi aylar alabilir. Nazal irrigasyon ve düzenli KBB kontrolleri iyileşme sürecinin ayrılmaz parçasıdır.

Endoskopik sinüs cerrahisinin dıştan izi kalır mı? Hayır. FESS burun deliğinden endoskop ve mikro-cerrahi el aletleriyle yapılır; yüzde ya da diş etinde dıştan cerrahi kesi yoktur. Bu, klasik açık sinüs cerrahilerinden temel farkıdır.

Kronik sinüzit kalıcı olarak “kesin” tedavi edilebilir mi? Kronik sinüzit çok-etmenli bir inflamatuar süreçtir. Uygun medikal tedavi, seçilmiş olgularda cerrahi ve altta yatan alerjik/inflamatuar faktörlerin yönetimiyle belirtiler önemli ölçüde kontrol altına alınabilir; ancak “kesin”, “garantili” veya “sihirli” bir tedavi yaklaşımı yoktur. Plan her hasta için bireysel yapılır; sonuçlar kişiden kişiye değişir.

Sonuç

Kronik sinüzit; belirtileri 12 hafta veya daha uzun süren, çok-etmenli bir burun-sinüs inflamasyonudur. Tanı; öykü, nazal endoskopi ve seçilmiş olgularda paranazal sinüs BT'sinin birlikte yorumlanmasıyla konur. Tedavide birinci basamak medikaldir: nazal irrigasyon, topikal steroidler, uygun olgularda antibiyotik ve alerji-astım-komorbidite yönetimi çoğu hastada belirtileri belirgin şekilde hafifletir. Yeterli medikal tedaviye rağmen yakınmaları süren ve görüntülemede uygun bulguları olan seçilmiş hastalarda endoskopik sinüs cerrahisi (FESS) gündeme gelir; FESS drenaj yollarını korumaya ve genişletmeye odaklanır, dıştan kesi bırakmaz, ancak altta yatan inflamatuar zeminde medikal tedavi çoğu zaman cerrahi sonrasında da devam eder. "Kesin sonuç" veya "garanti" gibi ifadeler kullanılmaz; her plan hastaya özgü kurulur.

Uzun süredir devam eden burun tıkanıklığı, yüz basıncı, koku almada azalma veya tekrarlayan sinüzit atakları yaşıyorsanız, bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından ayrıntılı değerlendirme yapılması en doğru ilk adımdır. Değerlendirme ve tedavi seçeneklerinin sizin için birlikte konuşulması adına randevu oluşturabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Fokkens WJ, Lund VJ, Hopkins C, et al. European Position Paper on Rhinosinusitis and Nasal Polyps (EPOS 2020). Rhinology. 2020. PubMed
  • Orlandi RR, Kingdom TT, Smith TL, et al. International consensus statement on allergy and rhinology: rhinosinusitis 2021 (ICAR-RS-2021). Int Forum Allergy Rhinol. 2021. PubMed
  • Rosenfeld RM, Piccirillo JF, Chandrasekhar SS, et al. Clinical practice guideline (update): Adult sinusitis. Otolaryngol Head Neck Surg. 2015. PubMed

Formu Doldurun
Sizi Arayalım
Prof. Dr.
Mustafa Deniz Yılmaz
Prof dr mustafa deniz yilmaz

1996 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Hacettepe üniversitesi Kulak Burun Boğaz Kliniğinde uzmanlık eğitimimi 2001 yılında tamamladıktan hemen sonra Afyon Kocatepe Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalında akademik kariyerime başladım. Yaklaşık 7 yıl burada öğretim üyesi olarak çalıştım ve Doçent ünvanı aldım. Sonrasında memleketim olan Antalya’ya döndüm ve Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi’nde göreve başladım. Burada, Klinik Eğitim ve İdari Sorumlusu görevlerinde bulundum. 2016 Yılında Sağlık Bilimleri Üniversitesi KBB Anabilim Dalı Profesör kadrosuna atandım…

İlk Adımı Hemen Atın

Ayrıntılı bilgi için bize ulaşın

Prof. Dr. Mustafa Deniz Yılmaz ile görüşmenizi şimdi planlayın. Tedavi sürecinizde ilk adımı atın ve kişiye özel çözümlerle sağlığınıza kavuşma yolculuğunuza birlikte başlayalım.

Tıbbi Uyarı: Bu web sitesindeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Herhangi bir sağlık şikayetiniz için mutlaka hekiminize başvurun. KVKK Aydınlatma Metni · Gizlilik Politikası
Formu Doldurun Sizi Arayalım